Eski yazılar çıkıp ta ortaya dökülmeye başlayınca bir zamandır , bende yenileri koydm rafa, açtım sandığı, başladım toplamaya naftalin kokan yazılarımı.. Esasen yazmamla renkleri sevmem aynı zamanlara denk gelmiş..
Sebepleri vardır her yazının tabii ki , eh bazısı bende saklı bazısı bilinir..
İşte o zamanlardan aklımda kalan nadir mısralardan birini kullanıyorum bir zamandır, demek ki yine renklerim var..
Yazılım tarihi sene 1992... O zamanlar da benzer bir nedene yazılmış olmalarına rağmen taşıdıkları hüzne bugün katılmasam da , neden-sonuç ilişkisi aynı kapıya çıktığından, soranlara meraktan, işte :
renklerin hikayesi 1. bölüm: şubat'92
Kalemim mavi yazıyor, ne güzel
Kağıdım masmavi ne hoş,
Haydi Boyacıbaşı, iş başına
Mutluluğu pembeye boya,
Özlemi açık mavi çiz,
Aşkı kırmızı yap
Hüznü sarıya
Ayrılığı,acıyı ve ölümü yeşile boya.
En ortaya bembeyaz bir çizgi çek
Onun adı ümit olsun
Bir de laciverti çiz ki
O da hüsran olsun..
Kağıdın en altına
Siyah noktalar koy
Birbirinden ayrı ve
Yapayalnız
Onlar da insanlar olsun
Yine meraklılarına dip not: İkinci bölüm varmı diye sormayın olur mu ...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder