12 Ocak 2008 Cumartesi
9 Ocak 2008 Çarşamba
HOŞGELDİN ERNESTO 2
Ama sevgili ernesto babası gibi şanslı olsun,hayatında babası gibi geceboşları dostları olsun inşallah.....
HOŞGELDİN ERNESTO
7 Ocak 2008 Pazartesi
6 Ocak 2008 Pazar
MOR VE ÖTESİ
ANONİM ÇALIŞMA
Geceboşları oldun mu,öyle erken yatmayacaksın,güzel içip güzel yazacaksın, geceyi yaşayacaksın... yolluk yolluk getirecek ardı ardına.. yollar uzuun olacak... sen giderken yanına ıssız ada misali dostları alacaksın.. eee geceboşu olacaksın. Hayatı boşlayacaksın, yelken misali biraz ipi boşaltıp rüzgarı bekleyeceksin.. başka türlü geceboşu olunmaz. Rüzgar esince eğilmeyi bileceksin, kırılmaktan iyidir diyeceksin.. geceboşları olacaksan, hakkını vereceksin yaşamın ve rakının. Bir de kıymetini bileceksin seninle lafazanlık edecek,edebilecek dostların,insanların,seveceksin.. hatta ıssız bir adaya düşersen yanına alacağın 3 şey nedir diyen saçma soruya cevabın hazır olacak: 1-gece boşları,2-rakı,3- bir telefon lütfen.. hani belki rakı siparişi gerekebilir diye buraya...
Afiyet olsun
ÖNEMLİ NOT1: BİRDE BÖYLE KOLAYA KAÇMAYACAKSIN,BİR ŞEYLER ÜRETECEKSİN,YARATICI OLACAKSIN.YAZILANIN ALTINA İMZAMI ATAR GİDERİM DEMESİ KOLAY KENDİN İMZA ATACAKSIN. İMZA:MA-KE-DON
ÖNEMLİ NOT2:BU YAZI "KARINCA" TARAFINDAN YAZILMIŞ "TARAFIMCA" IMZALANMISTIR.GALIBA BEN HEKIR OLDUM..AYNEN BLOGA ACSSES İZNİM GİBİ..
MEDCEZİR
Bilirim, bazen kendimize karşı hiç dürüst olmayız, en büyük yalanları esasında kendimize söyleriz, hani bir sabah kalkıp aynaya baktığımızda, “bugün güzel olacak” dediğimiz ama içimizden hiçde öyle hissetmediğimiz zamanlar gibi...
Yapar mısınız bilmem ama ben yaparım. Bir dostum bana sabahları gözünü açtığında önce kendisine günaydın dediğini söylemişti, ben bunu duyduğumdan beri yapıyorum, tavsiye ederim siz de deneyin, başlarda zor olsa da insan zamanla alışıyor, bir insana alışmak gibi birşey insanın kendisine alışması...
Sonraki adım daha büyük olmalı ama, kendi kendinle kalmayı öğrenmeli insan.. bu adım daha zor,kendiyle kalırken gel-gitlerini de çözmeli... en dalgalı deniz insan ruhudur.. bazen fırtınalı, bazen süt liman.. her ruh halini sevmeli, hepsine alışmalı insan.. Nasıl kendisiyle başa çıkacağını bilmeli.. bu daha da zor olan ikinci adım.
Ruh haline göre yüzleşmeli kendisiyle. Başkalarını suçlamak kolaydır ama kendini eleştirmek zordur, hep başkaları hatalıdır da diyemeyiz kolay kolay kendimize yanlış yaptım diye.. Ben derim diyorsanız bravo, ilk adımı başarıyla geçmişsiniz demektir.. ben henüz çıraklık dönemindeyim, bu nedenle çıktı seyir defteri.. ayrı kalmış birçok yazıya inat ilerliyor.. belki de defterden parçalar koymalıyım buraya... ama önce..
Gel-gitlerde sular çekilirken ne yapmalı bir reçete vereyim , tecrübeyle sabit, sonra hemen gelecek bir seyir defteri parçası sizlere...
Bence gel-gitlerde muhakkak bulunulan ortamdan çıkmalı, ortam en büyük medcezir nedeni ruh haline, yalnız kalınmalı, telefona, tv’ye bilgisayara prim verilmemeli, mümkünse açıkhava değilse sakin loş bir yere kaçılmalı.. rüzgara aldanmamalı, gözleri kapatmalı ya da sabit bir noktaya bakılmalı, derin nefes alınmalı.. esasen bir vakit geri çekilip ne yapıyorsanız ya da ne yaşıyorsanız uzaktan bakılmalı.. yani bence: DURMALI, DURULMALI...
PAZAR HALLERİ 2
Yalnız ve çıplak eve uyanmak,
Sakin olacağının sinyalini versen de
Öğleye doğru gazeteler bittiğinde
Evde dört dönmek suretiyle telefona göz atmak vaktidir.
Biri arasa da iki laf edilse,
Ya da biri kapıyı çalsa derdidir.
Olmazsa arayan soran, birilerinin aranma saatidir
Dışarıya çıkma, kendine program yapma zorunluluğunun ağır bastığı saatlerdir.
Sinemaya gitme programı, ya da erken içme...
Yoksa evde mi oturmalı saatidir.
Evde oyalanmanın bittiği,
Günün sessisliğinin çöktüğü saatlerde
Gün akşama çalınca ,
sessizliğin çöreklendiği,
Duvarların konuştuğu saatler
TV açılır, kumandanın mutlak hakimi,
Battaniye altı sakinliği.
Elde çay ya da nevi sıvı,
Bir o dizi bir bu dizi/maç yorumu
Erken yatmaya kalkılan her Pazar
Bir türlü uyku gelmez,
Yine en geç yatılan gündür,
Pazartesi sendromu çöreklenir insana...
Dinginlik bazen koşturmacadan daha yorucu, daha yıpratıcı olur...
Kim sever bu pazarları bilinmez..
Bence çabuk geçmeli bir gündür,
Çabuk geçmeli ve çoktan seçmeli...
PAZAR HALLERİ 1
Kim sever bu günü bilinmez,
hem gelmesi, hem de
geldiğinde biraz evvel bitmesi istenen günde,
Ev hallerinin en derini,
Karı kocanın birbirini çekemediği,
Çocuğun evde ne anneyi ne babayı istediği gün..
Sabah kurulan kahvaltı masası,
Pazar olması münasebeti ile
Taşıyabileceğinden daha fazla yükle ezilir.
Kadın söylenirken alışverişe gidilsin diye,
Çocuk gezmek ister, sinema ister..
Adamsa hangisini mutlu etsin bilemez,
kendi isteği de cabası,
içinden günün bir an evvel bitmesini ister.
Çocuğun dersi, formaların ütülenmesi...
Evde yapılacak ufak tefek tamirat işleri...
Erken kurulan akşam yemeği sofrası
Sonrasında günün maçları ve yorumları
Çocuğun banyosu, erken yatması...
Gecenin bir yerinde karı-kocanın salonda koltuğa çökmesi
Tv açılması,yarışma programı ile maç özeti arasında kısa tartışmalar
Demli çay...
Sabah bir de geç kalkıldıysa uyku da gelmez
Söz biter, yapılacak işler biter ama Pazar bir türlü bitmez...
Kim sever bu pazarları bilinmez..
Bence çabuk geçmeli bir gündür,
Çabuk geçmeli ve çoktan seçmeli...





